|
Tokat-Reşadiye’de yapılan saldırı düpedüz bir provokasyondur, yemezler. Dağlıca’da, Aktütün’de, Şemdinli’de kısaca son 7-8 yılda olan terör eylemleri gibi.
Bu saldırının anlayana anlamı tek cümleliktir: “Biz hala varız ve iş başındayız” 7 Aralık Pazartesi öğleden sonra gerçekleşen bu vahşi saldırıdan hemen sonra operasyonlar yapıldı, beklenildiği gibi,saldırganlar buhar olup uçtu, yakalanmadı.
Saldırıdan 3 gün sonra, henüz olayı kimse üstlenmemişken malum kartel medyası, beklenildiği gibi, üzerine düşeni yaptı ve hain eylemi 5-6 kişilik PKK teröristinin yaptığını yazdı(inanmayan 10 Aralık tarihli Hürriyet ve Milliyet gazetelerine baksın) aynı gün öğleden sonrada örgütün uzantılarına açıklama yaptırılarak, hain eylemi PKK’ nın üstlenmesi sağlandı. Teröristlerin telsiz konuşmaları bile tespit edilmişken, yakalanmaması provokasyon değil de nedir?
Artık yemezler…
Dikkat edildiğinde ülkemizde yaşanan bütün provokasyon eylemlerinde failler bulunmadı. Mesela Uğur Mumcu cinayetinde, mesela Necip Hablemitoğlu cinayetinde mesela Bahriye Üçok cinayetinde, failler ortada yok ama suçlanan bir kesim var. Bu cinayetlerin hemen peşi sıra daha maktulün kanı bile kurumadan mitingler yapıldı Laik Türkiye sloganları atıldı. Suçlanan kesim belliydi.
Danıştay saldırısına ne demeli? Hatırlayın o günleri; Rahmetlinin cenazesi bile kaldırılmamışken 10 binler yürüyüş yaptı cinayetten (Katil yakalanmasına rağmen) dindarları sorumlu tuttu. Çünkü her şey önceden planlanmıştı, kameralar karartılmış, basın açıklamaları hazırlanmıştı,(gözleri öyle kararmıştı ki, saldırıdan yaralı kurtulan Danıştay hakiminin saldırganın hiçbir dini ifade kullanmadığını söylemesine rağmen) saldırganın “Tekbir” getirdiği söylenerek dindarlar suçlandı, Cumhuriyet elden gidiyor naraları atıldı. Bu gün ortaya çıktı ki saldırı düpedüz Ergenekon işi.
Artık yemezler…
Ülkemizin bütünlüğüne kasıtla sürekli terör saldırıları düzenleyen, 5-10 cm kare için ortalığı yakıp yıkan, Seraplar gibi Mehmetçikler gibi nice genç baharları sona erdiren, açıkça Kürdistan hayali kuran örgüt işlerine karşı neden “Cumhuriyet elden gidiyor” mitingleri düzenlenmiyor. Hani nerede 10 binler nerede kendini çağdaş zanneden dernekler kurumlar kuruluşlar? Sessiz kalmak Şehitlerimize hakaret değil midir? Vatanseverler neredesiniz?
Açılım istemezükçüler nerede? Onlar bu terörün devam etmesini mi istiyorlar. Neden sessizler? Kolaycılığa kaçıp siyasi iktidara yükleniyorlar. Peki siz iktidardayken PKK silahı bıraktımı? Size, asılmamak şartıyla, altın tepside sunulan bebek katilini neden asmadınız? O zaman Apoyu, biat etmeyip, assaydınız bu gün Seraplar ölmezdi, askerlerimiz şehit olmazdı. Şimdi en çok sizin sesiniz çıkıyor. Serapların ve şehitlerin sorumlusu sizlersiniz.
Artık yemezler…
Analar babalar sizlere sesleniyorum: Ülkemizin hali ortada, hep birlikte kan ağlıyoruz. Siyasilerimizin, Kurum ve kuruluşların durumu ortada 30 yıldır bu terörü bitirmeyerek bizlere kan ağlatıyorlar. Düşünün bir kere 90 sene önce analarımız bacılarımız kahraman ninelerimiz ve dedelerimiz 7 düvele karşı olan kurtuluş mücadelesini 3-4 sene gibi kısa bir sürede bitirip yep yeni bir Cumhuriyet kurmuşlardı, bu gün o günlerden kat kat daha fazla imkanlara sahip olmamıza rağmen 30 yıldır 3-5 baldırı çıplak hainin hakkından gelinmiyor. Demekki hesaplar başka.
Evlatlarımıza sahip çıkalım, her şeyden daha değerli olan bu emanetlerimizin Vatan sevgisi yanında milli, manevi değerleri yaşayan bilim adamları olarak yetişmeleri için elimizden gelen imkanları esirgemeyelim. Gelecekte Vatanımızı onlar yönetecek.Bizim için en güzel açılım budur. İnanın, şimdilerde alternatif gibi sunulmaya çalışan hiçbir siyasal oluşum bizim yaramıza çare değildir. Gençlerimizi bu günün siyasetçilerinden uzak tutalım lütfen. Bakın, hükümeti devireceğiz,bir-iki slogan atacağız diye, leblebi yer gibi harcıyorlar. Kendileri zırhlı korumalar içinde, gençlerimiz teneke cemselerde.
Artık yemezler…
Devletimiz büyümeli, komşularıyla iyi ilişkiler geliştirmeli, eskiden olduğu gibi dünyaya adalet dağıtmalıdır. Bunun için güçlü olmalıdır. Gelecek bizim çocuklarımızın elindedir…
|